GÜNDEM:
Birazcık onurunuz kaldıysa kendinize başka bir uğraş seçin
 Tamam da, işler bir raddeye hiç varmamıştı.

Bâbıâli’ye ilk ayak bastığımda, takvimler 1974 yılını gösteriyordu. Kastettiklerimin çoğu ile muhtelif gazetelerde birlikte çalıştık. Arkadaşlık ettik. Aralarında sağcısı da oldu, solcusu da… Fikir işçiliğimizle ortaklaşa iftihar ettik.

Ve bugünlere gelindi. Bir de baktık ki, bazı fikir işçisi yol arkadaşlarımız, herhalde bunca yıl ceplerinde sakladıkları, yağlı ve kanlı kasap süngerlerini fora ettiler. Yüzlerini bu süngerle sildiler. Bu ülkede bir mesleğin onuru nasıl ayaklar altına alınır, örnek oldular.

“Bir Devr-i Şeamet[1] …

Yine çiğnendi yeminler”

Tevfik Fikret, “ ‘95’e Doğru” adlı şiirinde yazmıştı 118 yıl kadar önce;

“Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler

Çiğnendi yazık, milletin ümmid-i bülendi[2]

Kanun diye topraklara sürtündü cebinler[3]

Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi.”

Kanunlar zâten son günlerin konusu da, kimi medya mensupları da onurlarını ve meslek yeminlerini çiğnediler. Para ile, mevki ile, izzet-ikbal hırsı ile satıldılar. Tarafsızlıklarını yitirdiler. Yandaş oldular. Gazeteciliğin temel ilkesi olan “Önce haber, sonra haber, sonra yine haber” ilkesini hepten unuttular. İşlerine gelmeyeni görmezden geldiler. Perende atıp el ayak öptüler… Yalaka oldular.

Hadi bir grup medyacı, çıkar için sattılar şereflerini…

Diğer bir grup – Türkiye düşmanı ikinci cumhuriyetçi de ellerine geçen fırsatı anında değerlendirdiler. Hiçbir yere sürülemeyecek kadar fakir ve zehirli akıllarını, yıkım için kullandılar. Dem bu demdir dem bu dem deyip zehirlerini kustular. Son günlerde ise hakaret görmeyelim korkusu ile insan içine çıkmaktan adeta ödleri kopuyor. Akrep gibi sinmiş bekliyorlar.

Kim bilir, sizin torunlarınız da

Londra belediye başkanı olur!..

Bakın eski dostlar, size nâçizane bir tavsiyem var.

Onurunu satmayanlar için neler geçmedi ki, er veya geç bu da geçer!

Sizler ise artık bu meslekte dikiş tutturamazsınız. İyisi mi yol yakınken, kasap süngerlerinizi de yanınıza almayı unutmadan kendinize başka bir uğraş seçin.

Haaa aklıma şimdi geldi. Osmanlı’nın son döneminde Mustafa Kemal aleyhtarı meslekdaşınız Ali Kemal’i duymuşluğunuz vardır herhalde. Ali Kemal’in İngiliz asıllı ilk eşinden olma öz torunu Stanley Johnson’un bir oğlu vardı, Boris. Bu Boris, ailece yurt edindikleri İngiltere’de siyasete atıldı, parlamentoya girdi. 2008’de de Muhafazakâr Parti adayı olarak Londra belediye başkanı oldu.

Türünün tek örneği değil ya – siz siz olun, sakın, varislerinizden bu şansı esirgemeyin.

İNTERAKTİF SOHBETLER

İşteben: İlk okuduğumda, aynen sizin gibi ben de çok etkilendim.

Misafir – demarkaj: Sevgili Arkadaşım… Ya siz meramınızı tam anlatamıyorsunuz, ya da benim anlayışım biraz kıt… Ya da her ikisi birden… J

Misafir – Nuran: İyi bayramlar Dostum…

ALİÇAVUŞ: Birincisi, kibar üslûbuz için teşekkür ederim. İkincisi, yine eleştiriyi kişiselleştirmişsiniz, ne yapalım – bu da sizin tarzınız. Cevap vermeye çalışayım.

Siz tuz benzetmesi yapmışsınız, ben renklerden örnek vermek isterim. Korkarım, siz olayları ve olguları siyah-beyaz algılayıp değerlendirmeye alışmışsınız. Ben, renkleri okumaya, ara renklerin de farkına varmaya çalışıyorum.

İnancım o ki, benim tuzum kararında da – herhalde siz, tuz tadını hep ön plana çıkartmayı doğru bellemişsiniz.

Ne felsefe bilgim engin, ne de her şeyi bilirim diye bir iddiam var. Hayatımda kendime tek rakip olarak kendimi gördüm ve ömrüm boyunca elimden geldiğince sadece ve sadece kendimi aşmaya çalıştım.

Dostum, sizin yaşınızı bilmiyorum. Ben, 61 oldum. İçinde bilfiil yer aldığım işleri sıralasam, kaba deyimle “şey” yarışına girmişiz gibi olur.

Aptallaşmak sıfatını kullanmak, aklımın ucundan bile geçmez.

Samanyolu’nda, bu güneş sisteminde… Dünya denilen bu tuhaf gezegende… Türkiye’de, İstanbul’da yaşıyorum. Nerede yaşadığımın da öyle bir farkındayım ki, kimi zaman keşke farkında olmasaydım diyorum.

Artık şu kişiselleştirme alışkanlığınızdan kurtulsanız da, keyifle okuduğum görüşlerinize daha bolca yer verseniz… İnanın, çok daha yararlı olur.

Hürmet bizden.

İkinci mesajınızdaki dileklerinize aynen katılıyorum.

Figul: Adâlet öneğini de siz eklediniz, tamam oldu... Kendinize iyi bakın.

Halit Kakınç

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×


OdaTv.com

Bir ilin adı daha değişiyor
Cumhuriyetinin ilanından sonra değiştirilen bazı yerleşim yerlerinin isimleri, hükümetin başlatmış olduğu...

Haberi Oku